Şirketlerde öne çıkan 5 evden çalışma trendi 

Şirketlerde öne çıkan 5 evden çalışma trendi 

admin Temmuz 29, 2020

Covid-19 sonrasıda şirketlerin uzaktan çalışma dönemine geçeceğini sizlere aktarmıştık. Konuk yazarımız Koray Öztürkler, güncel araştırmaları paylaşarak teknoloji odaklı bu yeni düzene özellikle İK departmanlarının uyum göstermesi gerektiğini vurgulamıştı.

Başta teknoloji şirketleri olmak üzere pek çok şirket Covid-19 sonrasında da evden çalışmayı sürdüreceğini açıkladı. Google’ın evden çalışma sürecini 2020 sonundan, Temmuz 2021’e çekerken; Twitter çalışanlarını tamamen evden çalışma düzenine geçirdi. Microsoft ise dünya çapındaki tüm fiziksel mağazalarını kapatarak; bir süredir evden çalışan mağaza çalışanlarını, farklı departmanlara sevk etti.

Türkiye’de de evden çalışma düzenini kalıcı olarak benimseyen şirketlerle karşılaştık. Her ay ortalama 42 milyon internet kullanıcısına erişen Mynet, Mayıs ayında uzaktan çalışmayı kalıcı hale getirdi. Şirket, tüm editör kadrosunu kalıcı olarak tamamen uzaktan çalıştırma kararını aldı.

Haziran ayında uzaktan çalışmayı kalıcı hale getiren Yapı Kredi Teknoloji, çalışanlarına fatura desteği de sunacağını açıkladı. Şirket, teknoloji ve proje yönetimi ekiplerinin isterlerse tam zamanlı olarak evden, isterlerse online rezervasyon sistemiyle masa tutarak ofise gidebileceklerini belirtti. Bu da Yapı Kredi Teknoloji’nin hibrit bir çalışma düzenine geçtiğini bizlere göstermişti. 

Reklam ajansı YouthWorks ise Haziran ayında kalıcı olarak hibrit çalışma sistemine geçiş yaptı. Pandemi dönemi sonrasında verimliliği en üst seviyede tutmak isteyen ajans, teknolojiyle entegre edilmiş online ofis ve offline ofis sistemiyle çalışıyor.

Şirketlerde öne çıkan 5 evden çalışma trendi 

PSFK yayınladığı son araştırma raporunda şirketlerin kullandığı dijital araçlar ile uzaktan çalışma ortamında nasıl güvenli, verimli ve ekip çalışmasına uygun çalışma ortamları yarattığını ele aldı. Evden çalışma her yerden çalışmaya dönüşürken, şirketlerin faydalanladığı teknoloji ve trendlere birlikte bakalım. 

Videodan sanal mekanlara

Pek çok şirket, uzaktan çalışma ortamı ile şirketin fiziksel ortamını bir araya getirmeyi amaçlıyor. Uzaktan çalışma sürecinde yüz yüze toplantılar yerini video konferans toplantılarına bırakmıştı. Şimdi de video konferans ortamının, 3 boyutlu sanal ortamlara dönüşmesi bekleniyor. Böylece çalışanların, video konferans esnasındaki görünümü de sanal ve karma gerçeklik ile fiziksel ortam benzeri mekanlara yerleştirilecek.

Hatırlarsanız Microsoft da bu konuda bir araştırma yürüterek; Teams ürününe Together özelliği ile sanal bir oditoryum görünümü eklemişti. 

Ürün tasarımı danışmanlık şirketi Argodesign ise sanal bir pencere üreterek çalışanların dijital bir açık ofiste çalışmasını sağlıyor. Yüksek teknoloji ürünü olan bir ekran üzerinde iş arkadaşları sessizce beraber çalışabilirken, toplantılar da düzenleyebiliyor 

Video konferans uygulamaları konusunda daha fazla bilgi edinmek için video konferans uygulamalarında ayrışma noktalarını incelediğimiz araştırmaya bakabilirsiniz. 

Uzaktan işe alım

Covid-19 salgınıyla birlikte iş aramak durumunda kalan pek çok aday olsa da; kurumların iç dinamiği, uzaktan işe alım yapmakta zorlanıyordu. Aynı şekilde oryantasyon sürecinin uzaktan yönetilmesi de öne çıkan zorluklardan biriydi. Ancak teknoloji destekli platformlar; yapay zeka ile akış oluşturarak ya da İK süreçlerini otomatize ederek hem çalışanlara hem de adaylara mekan bağımsız bir şekilde daha iyi bir deneyim sunmaya çalışıyor. 

Örneğin; şirketlerin dünya çapında işe alım süreçlerini kolaylaştıran Remote, ödeme süreçlerini, şirketlerin personel sosyal yardımlarını, yasalara uyum süreçlerini ve hatta vergilerini yönetmelerini sağlıyor. Remote, çalışanın bulunduğu ülkeyi gözeterek yasal süreçleri düzenlemede de önemli bir rol oynuyor. 

Türkiye’de tamamen uzaktan çalışmaya odaklı olmasa da; Kolay İK‘nın benzer bir görevi üstlendiğini söyleyebiliriz. Dünyanın her yerinden erişilebilen Kolay İK; şirketlerin personel yönetimi, performans değerlendirme, ve bordro süreçlerini yönetmelerini sağlıyor. 

Yeni nesil insan kaynakları ve iş gücü yazılımları sunan Idenfit ise çalışanların ofise giriş kartını artık telefonundaki kamera olarak kullanmasını sağlıyor. Ayrıca çalışanlarını ve operasyonlarını tek bir platform üzerinde yönetmesini sağlıyor.

Bu noktada bir WorkUp girişimi olan Headports‘tan da bahsetmekte fayda var. Algoritmalarıyla işe alım sürecinde adayların yetkinliklerini değerlendiren HeadPorts, adayların yeteneklerini keşfedip, analiz ederek tüm işe alım sürecinin tek bir platformdan yönetilmesini sağlıyor. Bu kapsamda adayların özgeçmişinde yazan yetenek bilgilerini doğrulayan girişim, insan kaynaklarının işe alımda harcadığı zamanı ve işten ayrılma oranlarını azaltmayı hedefliyor. 

Mikro Beceri Kazanma

Uzaktan çalışma kültürünün yaygınlaşmasıyla birlikte çalışan ve adaylarda aranan yetenekler de değişim göstermeye başladı. Çalışanlarının ve giriş seviyesindeki personellerin bu yeni iş düzenine kolayca alışmasını isteyen şirketler, bu konuda beceri kazanma yaklaşımını benimsedi. Böylece şirketler kurum içindeki ve kurum dışındaki kurs ve programlarla çalışanlarını iş odağında yetenekler geliştirmeye teşvik ediyor. 

Kar amacı gütmeyen eğitim organizasyonu edX bu konuda öne çıkan platformlardan biri. edX MicroBachelors programında programlama, yazı yazma, pazarlama, IT ve veri bilimi dahil olmak üzere pek çok konuda eğitim veriliyor.  Bu noktada edX’in dünyanın her yerinden beceri geliştirmeye odaklanan 30 milyon kullanıcıya destek verdiğini de belirtelim. 

Ülkemizde bu konuda Udemy’nin tercih edildiğini söyleyebiliriz. Pandemi boyunca platformunda duyurulan etkinliklerle dikkat çeken Kommunity de ülkemizdeki yazılımcılara kendilerini geliştirme fırsatı tanımıştı. 

Siber Kültür

Ekipler ve şirketler, uzaktan çalışmaya uyum sağladıkça, şirket kültürünü dijitalde yaşatmak da zorlaşabiliyor. Genellikle fiziksel bir ofis ortamında, paylaşılan deneyim ve iletişim ile oluşturulan şirket kültürü; yerini dijital ekip inşasına ve çalışanların, iletişimi güçlendirecek platformlara yönlendirilmesine bırakıyor. 

Çevrimiçi Kaçış Odası platformu Puzzle Break, bu konuda çalışanların yönlendirildiği platformlardan biri. Puzzle Break; çalışanları ekiplere ayırarak; onlara roller tanımlıyor. Girişim, Video konferans ve dosya paylaşımı alanlarında Zoom’dan faydalanıyor. 

Zihinsel Sağlık Odağı

Dünyanın farklı ülkelerinde faaliyet gösteren şirketler, Covid-19 dönemi öncesinde de zihinsel sağlık konusuna ilgi göstermekteydi. Çalışanların esenliğini önceliklendiren şirketler, onlara destek olmak için önemli adımlar atmaya çalıştı.

Çalışanların Covid-19 ile uzaktan çalışma düzenine geçmesiyle işverenlerin bu konuyu önceliklendirmesi hızlandı. Zira ev-iş dengesinin kurulma süreci, ekonomik kaygılar ve karantina çalışanları daha depresif bir ruh haline taşıdı. Globalde şirketler, uzmanlarla ortaklık geliştirirken, çalışanların bu alandaki kaynaklara erişimi desteklendi. Şirketler tarafından zihinsel sağlığa yönelik bütçe ayrılmasının yanı sıra çalışanların terapi seans ücretlerini karşılayan şirketler de öne çıktı. 

Kurumların bu konuda Wellbeings gibi platformlardan da destek aldığını belirtelim. Yogilerden meditasyon öğretmenlerine, diyetisyenlerden doktorlara kadar 600’den fazla wellness danışmanıyla çalışan Wellbeings, şirketlere ücretli abonelik karşılığında dijital hizmetler sunuyor. Wellbeings’in müşterileri arasında Spotify ve The Wing gibi yeni nesil şirketler yer alıyor. 

Türkiye’de ise bu boşluğu Wellbees‘in doldurduğunu söyleyelim. Çalışanların sağlık odağındaki davranışını değiştirmeye odaklanan Wellbees, dijital eğitim, terapi ve oyunlaştırma ile kendini gerçekleştirirken birbirine destek olan, potansiyelini yakalayabilen insanlardan oluşan bir dünya yaratmayı hedefliyor.

Bunların yanı sıra iş amacıyla kullanılan platformların sağlık modüllerine kavuştuğunu söyleyebiliriz. Bu noktada Microsoft Teams’de yayınlanan yeni bir güncelleme ile platforma Reflect mesajlaşma eklentisi yerleştirildiğini hatırlatalım. Böylece çalışanların psikolojik ve sosyal refahı da müdürler ve yöneticiler tarafından kontrol edilebiliyor. 

Covid-19 döneminde meditasyon uygulamaları ise kurumlara ayrıcalıklar tanımıştı.  Meditasyon girişimi Meditopia; 30 kişiden az çalışana sahip olan girişimler için 1 aylık Premium üyeliği ücretsiz sunmuştu.